Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Fasikül 1: Sıradan bir gün, sıradan bir olağanüstü görev

Kulağımda amerikanca bağırıyorlar, bağrışıyorlar, yürüyorum. Birşey düşünmemeye çalışmak garip. Birini düşünmemek için, kendini oyalamaya çalışmak daha da...

Zor. Kolay değil, kimse demesin. Ben biliyorum, çünkü ben bunu defalarca yapıyorum. Aynı suda iki defa yıkanılmaz'mış, ben bu bok'u kaç defadır yiyorum. Onun için sıradan bir süper kahraman'ım, zor görevim ise, dünyayı kurtarmak değil bugün. Kendimi. Ağaçtan bir kedi kurtarmaktan alelade, ama sanıyorum ki en zor şey.

Sıradan, ama o kadar da olağanüstü bana göre. Sıradan'ın mükemmeliğine inanırım, sıradan olaylar ve sıradan insanlardır benim izlediklerim. Vakit bulabilir de yazarsam, sıradan insanların, alelade zamanlarda geçen durum öyküleridir benim öykülerim. Düşünmemeye çalışmak'tan daha zor ne olabilir, sıradan bir süper kahraman için.

Yürüyorum. Bir bebek için, büyümenin ilk aşaması. En çok da düşünce büyüyecek. Ama ben nasır tutmuş dizlerimle artık düşünce büyüyemem, düş ile büyüyorum. Düşkırığına bile aşin…

Şimdiki zaman ve sözde tanrıları

Reality show'ları yaygınlaştıran, hayat'ımıza değil, gözümüze sokan program'ın orijinal adı neydi? "Big Brother". 1984'ün geldiğini müjdeliyordu, insan'ın düşünmek yerine, verileni almaya hazır hale geldiğini, o acımasız ve görünmez prangaların, bizi ekrana bağlayacağını.

Orwell haklıydı, bundan sonra meta'ya tapan insan, kendini yeni ve sözde tanrının peygamberi sanan "medya" ,o aşağılık, ne söylerse dinliyor. Büyük birader belki bir değil, ama amaçları bir.
Aptallardan kurulu bir ordu'ya insan isteklerinin sonsuz olduğunu söylediler, o bizdik ve inandık, onların bankalarından aldığımız paraları, "mutlu" olmak için, onlara harcadık, para'nın marjinal faydası azalmazdı, daha çok kazandık, kendi'miz için. Kendimizi özel hissetmek için.
Onlar, sattılar. Çanta, telefon, gözlük, çakmak, bir şişe suyu on dolar'a aldık, beş kurup etmez şeylere, statü sembolü diye taptık.

Sonra beynimizi incelediler, reklamveren'leri mağdu…

şapkalı giriş yazısı.

Bundan sonra buradan geveliyeceğim. İmâ'lı ve çok manâlı yazılar gönderip, blog'u okunmaz kılacağım. Yok yok, esprili ve komikli yazacağım çoğunlukla, "trend"e uyup, zeka pırıltılarımı da gösterebilmek için. Herşey hakkında yazabilirim, ironik'im, ama sempatik değilim. Bence hazır olun. ünlem. şapkalı a.