Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Soru Sensin, Cevap Sensin, Hakiki Olan Sensin

Sıradan, mükemmeldir.


Bir edebiyatçının değil, hiç yazmayan bir kimsenin ihtiyaç duyduğu ve yazdığı satırlar samimidir. samimi olan, doğal olan, mükemmel'dir. Gözyaşı bulanmış mürekkeptir, yeğ olan, ekmeğe bulanan mürekkepten.


Bu satırları bana yazdıran yazı, hiç yazmayanın  gerçek sevgi'den yazdığı, bu yazıdan, bu yazı ise kirli şeyler üzerine yazdığım hırslı onca yazıdan, yeğdir.


Ben'im ekranda gördüklerine benzemeyen, mükemmel olmayan, eksikleri olan, eksikleri yüzünden sıkılan. Renkli ekranın yalanlarından uzak, ama yalansız olmayan. Sensin.


Yalın olan, gerçek. Meta olmayan, insan olan, arasında reklamları olmayan bir hayat yaşayan. Ağlarken, doğru cümleleri kuramayacak ve sevdiğini görünce, dili dolanacak olan, biziz.


Bu satırların yazılı olduğu tarafta değilim, değilsin, unutma, hayatın olduğu yandasın, Hayalî perdesinde olan suretlerdir.. Televizyon ekranında olan  ise, o mükemmel vücutlar, hep hileli.


Şu sokaktaki adam ve sen'sin sıradan olan ve mükemmel olan, sana d…

Bay Çekirge'ye bir mektup

Bay Çekirge,


Geçen gün okur temsilciniz Faruk Bildirici'ye internet üzerinden aşağıdaki yazıyı atmıştım, doğal olarak yayınlanmamış, ama size de ulaşmamış olması ihtimalini düşünürek, "Hiç Utanmanız Var Mı?" başlıklı yazınıza ithafen yazdığım mektubu, sizinle de paylaşıyorum.
"Hiç Utanmanız Var Mı?"
Sayın Editörünüz Çekirge, çok duygulu yazılar yazmaya başladı, bu yukarıda ki başlık da onun bugünkü yazısına ait.Aynı soruyu ben de ona soruyorum, çünkü editörü olduğu Hurriyet internet sitesi, bir sekmede gözyaşı  pazarlarken, diğer sekmede aynı gruba ait dizlerde oynayan oyuncuların kalçalarını, bacaklarını ve göğüslerini özgürce sergilemekte.Bayan oyuncularınızı sadece meta olarak görmeye, şehit haberlerinin yanında, meme haberleri görmeye hiç utanmıyor mu acaba?Yok, ciddiye aldığımdan değil, Hürriyet gazetesi'nden bahsettiğimizin farkındayım,şehitlerin sizin için sadece sayısı artınca "haber değeri" (gözyaşı edebiyatı) artan kimseler olduğunu da bili…

Fotoğraf'ın asıl yüzü

Fotoğraf, sözlüğümde, "an'ın lekesi"dir. Sadece bebekler fotoğrafta sahici gülebilir.

Fotoğraf, içinde sakladığı kişidir.  Eski bir fotoğraf, uzun bir iç çekiştir.

Şimdi görmediğin "eski"den bir kimsenin yeni fotoğrafı ise, hele aniden önüne çıktığında, aniden bastıran kelime oyunu, can cekiştir.

Canın çeker, bir kez olsun daha görsem, iki laf olsun söylesem diye. Sussam da, dinlesem diye.

Altıköşeli basının ortaoyununa gelmeyin!

Çocukların katili, silahsızları vuran, barışı vuran, daima pusu'dan medet uman Israel... O'nun şimdiki "gık" deyicileri, ama'cıları, onurdan nasipsiz, imam'ı katil olan ne yaparsa onu yapan, ikiyüzlü yüzsüz, altıköşeli ve omurgasız..

"Ama" diyor, şaşırmış, ödlek, yoldan çıkmış. İçinde bebekler ve kadınlar var, 98 yaşında bir papaz var, "ama" diyor Efendisinin kuyruğu.
Medya ne olduğunu gösterdi . 


Bundan sonra da, Türkiye'de eksen kayması olduğu palavralarını, hükümetin HAMAS'a sempati duyduğunu vesaire yazacaklardır.


Türkiye'nin her kesiminde oluşan havayı, sanki anti-laik oluşumların oyunu gibi göstermeye uğraşacaklardır.


Timsah gözyaşları dinince, köpek dişlerini çıkaracaktır medya.


Ortadaki oyuna bu sefer gelmeyelim.
Gazze özgür olana, Filistin özgür olana dek, bitmesin çığlıklarımız.

Dünya üzerinde vicdanı olan herkes duyana dek!

Filistin'de

Kıskanıyorum Filistin'de şehadeti. Burada böyle boş, böyle amaçsız yaşayıp; lanet okumaktan başka yapacağım şey yokken.

Terörle kurulan Terörist devletin katillerinin kurşunuyla, şereflice, şehadetle.
Kardeşimi öldürüp, kardeşimin kurşunuyla vurulmak yerine. 
Orada olmak istiyorum, sadece sapanımla.
Filistin'de, Gazze'de.