Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kör kedinin yazdığı.

Ben kör bir kedi, bir notanın kör kaldığı kedi, bilmiyorum Ece Ayhan'ın yazdığı kedi miyim -bakışsız bir kedi kara- ama kör olduğum kesin bazı akşamlarda. Son hakkında çok düşündüm, bin şey düşündüm belki, biri bile böyle değildi. Hayat öğretiyor, öğreticidir de, gerçek hayatta masalların sonlarında Turgut Uyar'ın sesi vardır: "Mutsuzluktan söz etmek istiyorum/ Dikey ve yatay mutsuzluktan/ Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun/ Sevgim acıyor"

Sevgim acıyor. Keskince duydum. Ezbere bir akşamdan, körlükle geçtim. Kıldan ince değilse de, kılıçtan daha az keskin değildi, kesildim. Sessiz kesiklerle, romayı yitirdim. Zamansız değildi, çünkü zaman yok. Zaman zihnimizin bize yalanı, yanılmaya orada başlıyoruz, zamanüstü kadınları sevmeye de. Ne yazık, elimde kalana bak, -mor bir ateşin yangısı ve zaman yanılgısndan başka- sevgim acıyor.

Romayı yitirdim ben dün, kaç insan hayatında kendi romasını yakmıştır bilmiyorum, insan son romasını ancak körlükle yakar, onu biliyorum. No…

Terzinin masalı.

Ellerinde ezbere bir akşam var terzinin, bildiği işi yapıyor, terzi veda etmeyi, bir dünya dikmekten daha iyi biliyor. Böyle terzi olur mu? Olmaz olsun. Ellerinde ezbere bir kelime var terzinin bir kelime daha, sonra ikisini birbirine dikiyor. Terzi görüyor meğerse camdan bir yüzükmüş göğün döküldüğü akşam leylâya verdiği. En başından mecnun olmuş kays kendisi, kuyumcu olarak doğmuş terzi kendisi. Böyle terzi olur mu? Olmaz olsun. Elleri titriyor terzinin dünyayı sökecek. Elinin yettiği bir yıldızı sôküp atıyor yere. Yıldız yere düşünce yer çatlıyor, taş dayanamaz ayrılığa taş çatlıyor. Terzi duruyor, terzi titriyor. Terzi biliyor veda etmesini, terzi biliyor eskiyor gözleri. Terzi artık terzi kalamaz biliyor, bir notayı görmeyince gözleri bir işe yaramaz biliyor. Terzi gözlerini ona vermek istiyor, ama bu çirkin bulanık karanlık eski gözleri görmemeli sevdiği. Terzi orada anlıyor gözlerini vermesi değil saklaması gerekiyor. Vermiyor, bir karanlığa gizliyor gözlerini. Terzi, bir ateş …

Mektup.

Canımın içi Romalılar!
Politize olmak istemiyorum, ama bu önemli süreçte bana doğru geleni yazmak zorundayım.
Sermayeyi korkutmayan, üstelik ona otelinin kapılarını açtırmakla övünen, reklamını yapan, bir direnişten hayır bekleyen anarşist, ne kofti anarşisttir; solcu, ulusalcıdan bozma solcudur. 
Bir de devrim düşü kuruyorlar hâla bu sermayevî direnişin üstüne, böyle bir devrim olsa bile (olmaz olsun ve olmayacaktır) 27 mayıstan yahut 28 şubattan farkı sadece askerin rolunü, sermayenin askerliğini paşaların yerine sokakların yapacak olmasıdır. Sadece bir numara büyüğüdür (29 espirisi, evet), ama eski bir numaradır.
Varoşlarda ve anadoluda bir karşılığı olmayan, efendinin birinin (öyle hoca olmaz olsun) polisle ateşlediği sermayenin ise kucakladığı bu hareketin üzerine solculuk oynamayın derim. Ali Koç'un askeri olacağıma, koç yumurtası yiyerek güçlenip devrim yapacağıma, Keserista olurum, Commandante Keser vur derse vururum, oyna derse oynarım. (¡Hasta la victoria siempre!)
İlla ki bi…