Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

11102019

bakın ben dünkü çocuk değilim hanımefendi, geçen gün verdiğim ifadenin arkasındayım. evet o akşam, sen yazmadan önce de, kadehimde seni gördüğüm de doğrudur; o gün senin yokluğunla içiyordum, öyle de güzeldim, ama sen hep güzelsin hanımefendi. ben bu yenilgilerin yabancısı değilim, ben bu kuyuların en derinine aşinayım. sen niye masanın karşısında yoksun han’fendi?

bakın hanımefendi ben içimdeki çocuğun elindeki çiçekle bekliyorum seni, bir belkiyi ektim gökyüzüne, öylece bekliyorum. öyle de güzel bekliyorum ki, o kadar olur; ama sen hep güzelsin hanımefendi. hayır, ben gökyüzünü de avcumun içi gibi bilirim, ben bu kalemi süs diye taşımıyorum yanımda. sen niye akşamları içime doğuruyorsun han’fendi?

02102019

evet efendim, güze bahar taşıdık doğrudur. bazı kelimeleri attıysak, evet şiiri yaşamaya başladık, herkes bilir şiirin doğru kelimeleri bulmak kadar, fazla kelimeleri atmak da olduğunu. kalbimin mavi olduğunu yazdılarsa doğrudur, bir itirazım yok. lütfen ifademi olduğu gibi yazın, bir kelime dahi atmayın. hele bir gözüme bakın, bu gözde ne görüyorsanız ben oyum. onun sesinde çiçek açtığında, burası masmavi mayıstır, eylül de toparlanıp gitmişse gitsin, allah yolunu açık etsin.

bir insanın sesinde nasıl mı çiçek açar? öylece açar. bir insanın gecesi birkaç kelimeyle nasıl aydınlanırsa öyle.

işte ben bu yüzden bugün adını unuttuğum bir ümidi içimde taşıyorum, ümit taşımanın suç olduğunu bilmiyordum, ama pişman da değilim.