"Neden?" sorularına cevap üretmeyi de, yazmak (hatta yazamamak) hakkında yazmayı da oldukça seviyorum. Yazıyorum, ilkokuldan beri, neredeyse yazmayı öğrenmemle bir yazma serüveninin içine girdim, peki neden yazıyorum? Benim nedenlerimden bahsedeceğim biraz. En bildiğim ilk nedeni, nedenden öte, sonuçtan öte, bir varlık olarak mecburiyetten yazıyorum. Yazmak, benim için bir duyu, neredeyse gözüm kadar görmeye yarayan bir duyu. Yazmamak diye birşey yok, zaman zaman yazamamak var ancak, bir duyunun geçici rahatsızlanması gibi. Masaya oturayım da biraz yazayım, ya da, bugün bir saat / bir sayfa yazacağım, diyerek yazmıyorum, dur biraz göreyim biraz da duyayım diyemezse insan, öyle bir hâl işte. Masa başında gözünüze hoş gelecek şeyler de yazıyorum, ama öncelikle kendim için yazıyorum, gözüm olduğu için. Üstad Sait Faik'in o sözü tabii ki, onu yazmadan yazmak hakkında yazmış olamazsın: "Yazmasam; çıldıracaktım!" Ama bir yandan da çıldırabilmek için yazıyorum. Bil...
Sıradana, insana ve kelimeye selam duran sanal mecmua...