Uzunca sayılır bir ara. Öncesinde bir yılı bir şiirle bitirmişim, ne de güzel yapmışım. Çünkü şiir güzeldir. Şiirden yazarken, Aziz Nesin'den bir alıntı yapacağım, onun "Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim" kitabından. Bu kitabında, adı üstünde, çağdaşı olduğu yazarlar, sanatçılar, aydınlar hakkında anılarını yazıyor, ama kitabı kendi tamamlayamadı. Ölümünün ardından, bazı ham notlar da aynı kalacak şekillde basıldı. Benim alımtım, Fazıl Hüsnü Dağlarca'ya ayrılan bölümden, şiir ve Türkiye hakkında: "(...) Herhangi bir ülkede Yunus gibi, Nâzım gibi, Dağlarca gibi, daha daha bizden olan, bizim olan niceleri gibi, ulu şairler görülürse, bu o ülkeye Samanyolu'ndan düşmüş göktaşları olamayacağına göre, o ülkede şiirin madeni var demektir. Bu ulu şairler, derindeki yani halktaki şiir maden cevherinin yüze çıkmış, pırıltılarıdır. Bizim zengin şiir madenimizin cevheri, Türk halkının özüdür, tarihin bu en çileli insanlarının yanan yüreğidir. Elbet şiire düş...
Sıradana, insana ve kelimeye selam duran sanal mecmua...