Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Turgut Uyar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

körlüğü kıran çiçeğin pasajı.

akşam mı? akşam. akşam olmaması için bir neden yok. parlak saçları orada eski yunandan bu yana en soğuk kadın olarak akşama neden. oysa yok oysa yoklardan hangisi dersen hepsi neden ve sonu yok. akşam. karanlığa atlayan adamdan konuşarak akşamı getirdi adam o zaman anladım her akşam bir renk ama hep zaman bazen yenizaman. yenizaman yoktur diyen ben değilim artık akşam. yok olmasına yok herbiri ama elleri var kimi zaman. elleri saçlarında dolaşıyor parlak saçlarını betimliyor elleri kalem olarak. körlüğü dolgun dudaklarıyla kırıyor akşam. akşam iyi ve bu aşk değil. aşk değil mi? değil. ne olduğunu bilmiyorum ancak ne olursa herneyse biraz bahar. bir kışın en soğuk akşamında bahar ve iyi ki var. "(...) Yemin ederim aşk değildir bu dunyada, bir güneş yılının en soğuk akşamı soğuğun bu kertesinde gözlerdeki bu buğu yemin ederim aşk değildir, aşk değildir daha başka birşeydir ki, göz yumulur." "Bir Yılın En Soğuk Akşamında Aşk Övgüsü" - Turgut Uyar

Kelime'nin En Güzel Sokağından

"Yeşil yeşerirken; mavi nasıl daha mavi olur diye düşünüyordum. Gelmedi. Mavi, daha mavi olmadı." yazmıştım deftere. Bir saat sonra, geç geldiğinde ise, "Sonra, geldi. Mavi'nin daha mavi olmasının kelime'si nedir bilmiyorum." Sonra bir arkadaşla bir bankta oturup konuşurken, aklıma geldi. Olmayan bir "mavermek" kelimesi vardı, ak ağarır, sarı sararır, kızıl kızarır, yeşil yeşerir, mor morarırken, mavermemiş bir mavi vardı. Ama, inadına maveriyordu umut, kelimenin yokluğundan habersiz. Sonra acemice kelime kovalarken buldum kendimi, kelimeleri yan yana, alt alta getirip, Re için, ölmeyen çiçekler yapmaya çalışıyordum. Yaptım, diyemem. Ama cahil cesareti, donkişot deliliği, çocuk korkmazlığı ve aşk ile, birşey karaladım. Birşeyler daha da karalamaya çalışıyorum. Öncelikle o'nu ilk okuyan iki kişiye, sevgili hocam Mürüvet Dindar'a ve sevgili Özge Aktaş'a teşekkür ediyorum. İkinci kez, kelime'nin en güzel sokağında körlemesine y...