15 mart 2011'de aldığım not'tan: nevruz arefesi usumda oysa cenazeden geldim. oysa sevdiğim kadın başkasını seviyor. kelimeler geliyor aklıma anlamsız yahut anlamlı onca yazasım var. kelimelerce. anların resmini yazmak gibi. mesela şimdi dersteyim. başımı çevirince onu görüyorum. hoca ezbere kelimelerle nefessiz anlatıyor dersi. burnum tıkalı, nefes alamıyorum. kimisi dersi dinliyor, bazısı öksürüyor. o dinliyor ve dersi yazıyor ve ben o'nu yazıyorum. bir eliyle saçını kulağının arkasına atıyor arada. sayfalar çevriliyor. nisana az kaldı. nisanda birşey olmayacak sanıyorum. belki şimdi yazdığım bu satırları silerim, öyle, o kadar kırılır düşüm. ama şimdi öyle bir düşkuşağı açıyor usum. usum, uslanmaz, ders almaz. nevruz arefesi, bana aralık bile nevruzdu, o an bilmiyordum, kendimi kaybetmiştim, bildiğim sadece bakışı gülüşüydü. şimdi bir arkadaşla konuştum ve ona baktım, aradaydık, dedemin hikayesini anlatamadım. kendi hikayemi anlatabilirdim, pek meraklı bir hikaye değil...
Sıradana, insana ve kelimeye selam duran sanal mecmua...