Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dün.

 "karşımdaydı yine"- benim bebeğimdi  bir zamanlar yazı üzerinde ve daima "bölünmez bir anne" bir bisikletin peşinde. O güzel kadın karşımdaydı yine, gözlerinde gözlerim ve kelimeleri kelimelerim üzerinde. Gülümsüyordum, anlaşılmayan güllerin yorgunluğunun üzerinden bir yüz yıla benzer bir kaç ay geçmişti. Yanılmıştık, yenilmiştik yorulmuştuk ve sâire- yaşanmamış bir ilişkiden arda kalanlar işte. Karşımdaydı yine, çocuğunu söyledikçe açıyordu yüzü.

karıncalar kadar kuşlar

Yerdeler ve öyle çoklar- bir yokluğu çağırıyorlar aklıma, bir kedinin yokluğunu, bir cam arkasında. Camın önünde kuşlar, karıncalar kadar kuşlar, öyle çoklar- Bir anda hep beraberce havalanarak bir ağacın içinde kayboluyorlar, kuşlar.

08062020

İnsanın tesadüflerden örülü hikâyesine tesadüf ettik bugün, şairler ile torna tezgâhlarının arasında bir arafta. Her tanışma kendi şapkasını taşıyordu aklında, insanı kazıyınca yine insan çıkıyordu altından daha da fazla. Tesadüfün tanrısını içinde taşıyan insan, bilinmezliği biliyordu kendisine aynasız bakınca. Kedisinin uykusunda bir düştü kâinat ve insanın içine sığıyordu ancak- insan yine de sığamıyordu kâinata.

21052020

nevbahar nasıl da geçti, sessizce, su gibi öylece aktı elimden. kimsesiz bir bahardı, öncesinde yalan yanlış bir hikâyeye alelacele bir son yazmıştım. oysa acelesiz bir hikâye yazıyordum kendimce, yalansız bir sonu olsun diye. her neyse! nafile! sonra sokakları kestiler intihar mıydı cinayet miydi kestiremedim-

Bilinmezin Kısa Bir Hikâyesi

- Gözümde bir şey var mı? - Yok ağbi. Polis molis gelmesin. - Gelmez oğlum, hem gelse ne olacak temizlik yapıyoruz, deriz. - Yasak. - Yasağını si! Tövbe estağfurullah. Sıkıldım oğlum, tüm gün vır vır vır. Kardeşler Kıraathanesinin önce kepenkleri kaldırıldı ve ardından günlerdir açılmamış kapısı işte bu konuşma eşliğinde, ufak bir endişeyle açıldı. İçişleri bakanımızın veyahut kolluk kuvvetlerinin kulağına gitse gücüne de gidecek kallavi bir küfür savuracakken yarıda kesen korkusuz D.B. kapıyı açarken yine de sağı solu kolaçan etmekten kendini alıkoyamadı. Ne günlere kaldık diyordu, içinden, kendi kahvemizi kaçak açıyoruz. İçinde tuhaf bir his vardı, ama tam anlatamıyordu. Tabelasında kıraathane yazan bu kahvede, kıraat nâmına sadece bulvar gazeteleri ve spor gazeteleri bulunurdu. Bulvar gazeteleri okumaktan çok bakmaya yarıyordu, yetmiş beşlik ihtiyarlar, "gözümde canlanır koskoca mâzi" şarkısı eşliğinde uçları yıldızlı fotoğraflara dalıp giderken; yirmisinde delikan...

27032020

İnsan soyunun hikâyesi de, kendi hikâyelerimiz gibi, dalgalı; güzlü, kışlı ve baharlı. Bugünlerde sınıfsız ve sınırsız bir çaresizlik içindeyiz. Koca dünyanın her yerinde, beyaz önlüklü korkusuz ordunun arkasına saklanarak, gelecek güzel günleri hasretle gözlemek; şimdilik elimizden gelen tek şey. Yine de yaşadığımız sürece umut edeceğiz, umut ettikçe yaşayacak ve inatla baharı bekleyeceğiz. Bahara ulaştığımızda, güzden ders almış olursak ne âlâ!

21032020

"öyle bir yerdeyiz ki", tarihin neresindeyiz bilmiyoruz. evimizde oturmuş, sanki birşeylerin önünde ya da sonunda olduğumuz kaygısıyla, her gece yarısı açıklanacak rakamları bekliyoruz. bugün, baharın ilk gününde, "yaprak döküyor her yanımız"- ölülerimizi sayıyoruz bütün dünyada ve "bir yanımız bahar bahçe" yine de- çünkü umuttan başka bir tek tutunacak dalımız yok.