Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Günsüz günce.

Bir:  Her baharda bir Metin Eloğlu ve her güz bir Turgut Uyar yeşeriyor içimde. Her iki iklimi de hoyrat ve her bir duyguyu acele yaşayarak, en fenası da yaşadığım kadar aceleyle yazarak harcıyorum ömrümü. Bir gülümsemenin ucunda yaşıyorum ve öylesine/öylece yazıyorum. İki: Gözlerindeki buğu olmak istiyorum, var olmak istiyorum. Üç: Hep varsın, her varsın, sen varsın suyun akışından beri- Dört: Esirgeyen bağışlayan Allah, kuşların Rabbi, sokakların tanrısı. Hayatım boyunca yanlışlar yapıp yanlışlarımı yazdım. Hatalar yapıp zamanı geri almaya çalıştım. Ziyandayım. Hüsrandayım. Dipsiz bir keder, sonsuz bir sokak içinde, yanımdan geçen insanların yarınında bir hatıra olmak üzere yüzüyorum. Sonsuz hüznümü harlıyorum. Annem sen hiç mutlu olamayacaksın der, kâdir mevlam doğrusunu sen bilirsin, ama bence haklıdır. Nisanın son akşamıydı, ben harcadım. Bir akşam ne kadar harcanır sen bilirsin, öylece harcadım. Sen beni bildiğin gibi yap, çünkü ben bilmiyorum. ...
burada bir sokak var göğü yok ve sonsuza değin yüzegeliyor kendi yalnızlığına. bir adam var bu sokakta yürüyor bir başına. bir şey daha yok, hiçbir şey daha yok.

Başka bir şey.

dördüncü cemre düştü, tutamadım. kendimi tutmasam düşecektim, düşlerimi tutmasam ağlayacaktım, ağlasaydım eğer var olacaktım. bir yokluğun içindeyim, içimde bir yoksunluk, gözlerimin gördüğü yer bahar, baharın düştüğü yer güz. içimin karasını deliyor çiçekler. ellerimde büyüyor bahar, kokluyorum ellerimi, güz dağılıyor, dağlar eskiyor, geriye bir ses kalıyor. sesi duyuyorum korkuyorum, tanıyorum bu sesi- ince mavidir. varım. var olduğumu duyuyorum, bir türküye uyuyorum. ses uyumuna dayanıyorum bir duvar gibi, neyi tutsam elimde kalıyor, aklım başımda durmuyor.

Kaldırım Mühendisi

 Hiç bir neden yokken evden çıktım. Sanırım tek neden, evde kalmam içn bir nedenin olmamasıydı. Evden çıkalı nereden baksan bir kırk dakika olmuştu, evden kırk dakika uzaktaydım. Hangi vasıtayı kullandığına göre kırk dakikada alabileceğin yol da değişiyor ya! Bir uçakla kırk dakika gitmiş olsaydım, yüzlerce kilometre öteye taşıyabilirdi beni, bir araba ise yaklaşık elli kilometre öteye… Ne var ki, atalarımızın "tabanvay" dedikleri, insanın aziz taşıtı üzerindeyim ve evden henüz pek de uzakta değildim. Henüz dediğime bakmayın, çok da uzaklaşmak niyetinde de değildim. Kaçmıyordum, koşmuyordum. Öylece yürüyordum.   İnsanın kendinden kaçamayacağını öğrendiğimden beridir kaçmıyordum. Öncesinde de kaçmaya cesaretim yoktu. Velhasılıkelâm hiç kaçmadım, gerisi laf kalabalığı. Hem neden kaçayım ki? Alacaklıdan, polisten, mafyadan, aklıma gelmeyen bir çok şeyden kaçılır, ama hiç biriyle derdim yoktu. Pek derdim yoktu açıkçası, size bir derdimi dert diye anlatsaydım dudak büker, ...

Bir rüya.

Geçen gecelerin birinde tuhaf bir rüya gördüm. Sanırım bir aydan sonra, bir merhabayla hayatıma dönmeye çalışan bir kadını reddettiğim geceydi. Bir otobüsteydim, inmem gereken durağa geldik, tam inecekken ceketimi oturduğum yerde bıraktığımı fark ettim. Dönüp alasıya otobüs kalkıyor ve durağı kaçırıyorum. Bir dahaki durakta ineyim diye kapıya geliyorum, yine tam durağa gelince fark ediyorum çantamı unutmuşum. Yine aynı şey, çantayı alasıya durak kaçıyor. Bu böyle ne kadar devam etti bilmiyorum. Metaforları bilinç altımda açmayı ve yahut rüya tabirleri kitabına bakmayı düşünmedim.  Biliyorum, o durak aslında hiç orada yoktu.

A New Way

1: I used to write in Turkish all my life until today and -glad to god- I did it well. But Turkish is not enough today. It's not a linguistic problem, actually I can't describe it as a problem. If I could write in Turkish, it would be easy. We called it on Turkish as " ince mesele ". I can translate it as "kind issue" or "precious issue" however, I understand that it will be harder than I thought. Describe of those days is hard, but silence is harder than. I'm trying to do my best. I felt aimless and  I've spent all days without a reason for few months before you. There was no need for more words, I'd written all that I would. I thought and I was wrong. " Слава богу! " I like you very much. I don't need any images or metaphors, words are useless to describe my days with you, because it's simple and also mighty as water. It's meaningful as is. I wrote "my days with you", it is not wrong. You ar...